• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Egitimpusulasi.net

Kitaplarım
Photo Flipbook Slideshow Maker
Site Menüsü
Site Haritası
Teknolojik işgal altında mıyız
Kendi çocukluğumuzla günümüzü kıyasladığımızda belki de ilk göze çarpan fark, dünyamızda teknolojinin işgal ettiği yerin büyüklüğüdür. Bu büyük fark getirdiği avantajlar ile yeni nesilleri eskilere nispetle daha donanımlı ve bilgili hale getirmiş olsa da dezavantajlarıyla ailelerin korkulu rüyası haline gelmekten de geri durmamıştır.
Aslında çocuğun dünyasına giren her yeni şeye karşı evladını koruma içgüdüsüyle, endişeyle bakan ebeveynler televizyon, bilgisayar, internet ve cep telefonunun oluşturduğu yıkımlara hazırlıksız yakalanmışlardır.

Televizyon, bilgisayar ve internetin karşısında yalnız başına kalan çocukların durumunu deyim yerinde ise vahşi bir ormanda kimsesiz bırakılmaktan daha farklı olmadığını düşünen uzmanlar günümüzde ekranın yıkıcı tesiriyle körpe dimağlarda oluşturduğu zarara sürekli dikkat çekmeye çalışmaktadırlar.

Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite artıyor.
Öncesinde yüzde beş civarlarında var olduğu düşünülen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluklarının her ikisi içinde uzmanlar önce yüzde on sonra ısrarlı bir şekilde en az yüzde yirmilere çıktığı tahmininde bulunmaktadırlar.

Bazılarına göre bu oran çok daha fazladır ve her geçen gün de artmaktadır. Çocuk ve ergen psikologları dikkat dağınıklığını tetikleyen unsurların başında bilinçsiz televizyon ve internet kullanımını sayarken şiddete dayalı bilgisayar oyunlarının da çocuklarda hiperaktiviteyi artırdığı görüşündedirler.
Artık gün geçmiyor ki gazetelerde ‘ekran bağımlılığı artıyor, internet oyunları şiddet duygusunu besliyor, çocuklarımız asosyalleşiyor veya internetten tanıştığı kişilerle şöyle zarar gördü vb ‘ haberler çıkmıyor olsun.

Çoğu zaman okul başarısının bir ödülü olarak alınan bilgisayar ve kurulan internet çocukların istikbalini- bilinçsiz kullanımda- bizzat anne ve babanın ihmaliyle karartmaya başlamıştır.

Bu konuda ortaya konulan aileyi bilinçlendirme çalışmaları ülkemizde oldukça yüzeysel kalırken Avrupa ve Amerika’da bölgesel ve ulusal çalışmaların yanında sivil toplum örgütlerinin de teknoloji bilinci oluşturmada önemli ölçüde gayret sarf ettiğine şahit olmaktayız.

Bahsi geçen ülkelerde bilinci artırma adına sürekli kongreler yapılmakta ve seminerler düzenlenmektedir. Teknoloji filtreleme çalışmaları da bu gayretlerin bir meyvesidir.
Yedinci sınıfta okumakta olan bir kız öğrencinin bilgisayar dersi öğretmeni ders esnasında sosyal paylaşım sitelerinde öğrencinin tanışmış olduğu bir kısım insanlarla yazışmasını tespit etmiş, meseleyi okul idaresine bildirmişti.

Altıncı sınıftayken oldukça başarılı olan ve okula beşinci sınıfın sonunda burslu girmeye hak kazanmış olan öğrencimizin yedinci sınıftan itibaren notları düşmüş ve önceki senelerdeki başarısından eser kalmamıştı. Öğretmenimiz öğrencinin görüştüğü insanlarla yazışmalarını döküm olarak çıkarmış ve okul idaresi öğrencinin ailesinin bu yazışmalardan haberdar olmasının doğru olacağı kanaatine varmıştı. Durum hakikaten vahimdi.

Öğrencinin Türkiye’nin pek çok şehrinden toplamda altı yüzden fazla sanal arkadaşı vardı. Her biri farklı yaşlarda ve kendisinden büyük olan ve neredeyse tamamı erkek olan bu arkadaşlar kendisiyle özellikle cinsel temalı yazışımalar yapıyor ve o yaştaki bir öğrencinin duymaması ve bilmemesi gereken sözleri kendisine mesaj olarak gönderiyorlardı.

Öğrenciden yüz bulan bu karanlık kişiler kendisini yaşamış oldukları şehre davet ediyorlar, onun yaşadığı yere ziyarete gelip bizzat kendisiyle görüşmek istediklerini söylüyorlardı. Öğretmen arkadaşımız tam da bir felaketin öncesinde öğrencinin durumunu tespit etmiş muhtemel büyük bir kaybın önüne geçmişti.
Anne babayla görüşürken yazışmaların dökümleri gösterip çocuğun içine düşebileceği bataklığı kendilerine anlatınca babası: ‘Altıncı sınıfta göstermiş olduğu muvaffakıyetten sonra aslında maddi durumumuz çok iyi olmasa da çocuğumuzu ödüllendirmek düşüncesiyle isteği üzerine kendisine bilgisayar ve eve internet aldık.

Aldığımız günden buyana geç saatlere kadar bilgisayar başından kalmıyor. Saatlerce internette vakit geçiriyor. Siteleri geziyor. Biz de zaten anormal bir şeyler olduğunu hissetmeye başlamıştık. Ama bu kadarı aklımıza gelmezdi. Biz ne yapmışız öyle? Kendi elimizle evladımızı ateşe atmışız. ‘diyerek pişmanlığını ifade ediyor.

Arif Özutku
Psikolojik Danışman
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      922 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
3

1
2

*
<